Ey Türk Gençliği!Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir... Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

29 Aralık 2008 Pazartesi

YENİ PARTİ 1. OLAĞAN BÜYÜK KONGRESİ'NİN ARDINDAN...

YENİ PARTİ, YENİ SİYASET, YENİ BİR GELECEK...

Dün Ankara Atatürk Spor Salonu'nda, çocuklarımıza, torunlarımıza anlatacağımız önemli ve yeni bir tarihi olaya hep birlikte tanık olduk. O coşkuyu görmeliydiniz. Muhteşemdi...

Türkiye tarihinde ve belki de dünya tarihinde ilk kez tutuklu bulunan bir genel başkanın seçildiği kongreydi Yeni Parti'nin dünkü birinci olağan kongresi. Evet, Tuncay Özkan, dün, Yeni Parti'nin genel başkanı seçildi. Türkiye'mize; Sayın Tuncay Özkan'a ve yüreği memleket sevdasıyla, vatan sevgisiyle dopdolu olan herkese kutlu olsun...

Kongre sonucunda Tuncay Özkan'ın genel başkan seçilmesinin yanısıra, parti MKYK üyeleri de açıklandı. Tüm ulusumuza ve Yeni Parti'lilere "hayırlı olsun ve kolay gelsin" diyorum, ama biliyorum ve biliyoruz ki, işimiz hiç de kolay olmayacak. Olsun, biz bu yola başımızı koyduk ve istediğimiz sonuca ulaşıncaya kadar hiç yılmadan, usanmadan çalışacağız.


YENİ BİR PARTİYE NEDEN GEREK VARDI?

Bu nedenleri şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Türkiye ekonomisinin iflas etmesi.
2. İç ve dış borçlanmanın giderek artması. Yeni doğan bebeklerin bile 7000 US dolarlar civarında borçlu olarak dünyaya gelmeleri; bu şekilde Türkiye'nin geleceğine ipotek konulmak istenmesi.
3. İşsizliğin had safhaya ulaşmış olması. (30 milyon işsiz)
4. Türkiye'nin Atatürk'ün çizdiği yoldan çıkarılmak istenmesi. Laiklik karşıtı söz ve eylemlerin bazı siyasi partilerce odak teşkil etmesi.
5. Terörün hızla tırmanması ve siyasi iktidarın hiçbir çözüm sağlayamaması.
6. Anadolu'daki şehirlerimizin ve köylerimizin son derece geri kalmış olması.
7. Türkiye'nin küresel emperyalizmin adeta bir uşağı haline getirilmiş olması. Kendi topraklarımızda neredeyse kendi sözümüzün geçemeyeceği bir duruma gelmiş olmamız. Borçlarımızın ödenebilmesi için kaynak yaratabilmek adına tüm ulusal değerlerimizin yok pahasına özelleştirilmesi; bu özelleştirmeden gelen kaynağın yetmemesi ve artık neredeyse özelleştirilecek hiçbir şeyimizin kalmamış olması.
8. Halkımızda sadaka kültürünün yerleştirilmek istenmesi. Halkımızın, balık tutmaktansa balık verilmeye alıştırılması.
9. Giderek ayyûka çıkan yolsuzlukar, sosyal adaletsizlikler. (Bkz. Deniz Feneri, Kanal 7, Şaban Dişli, Dengir Mir Mehmet Fırat, Melih Gökçek, vs.)
10. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere belirli alanlarda tarikatların açık ve gizli faaliyetlerde bulunmaları. Bu tarikat yapılanmaları ile devlet teşekküllerinde kadrolaşmaya gidilmesi.
11. Bilinçli ya da bilinçsiz politikalar nedeniyle, Türkiye'de öz kaynaklarımızdan ziyade yabancı kaynaklara yönelinmesi.

Bunlar şu an için benim sayabildiklerim, ama bu listeyi çok daha uzatmak mümkün.


YENİ BİR PARTİ KURARAK OYLARI BÖLÜYORSUNUZ!

Yeni Parti'nin soldaki ve sağdaki oyları böldüğü yolundaki iddilarla zaman zaman karşılaşıyorum. Bu konuda öncelikle söylenmesi gereken şey, Yeni Parti'nin yıkıcı değil, yapıcı olmaya geldiğidir.

Yeni bir parti kurmadan önce, Sayın Tuncay Özkan ve Yeni Parti'nin sayın kurucuları, 1.300.000 kişilik hazır bir altyapı ile, Cumhuriyet Halk Partisi'ne dahil olabilmek için sekiz ay bekletilmiştir. Amaç, parti içinde ya da dışında, öyle veya böyle birtakım yanlışlıkları düzeltip Atatürk'ün partisinde güç birliği içerisinde çalışmaktı. Diğer bir ifade ile, bu sayede oylar bölünmeyecek, solda güçlü bir birliğin tesis edilmesi yolunda önemli bir adım atılabilecekti. Ancak bu bekleyiş sonunda, CHP, Sayın Tuncay Özkan'a ne yazık ki olumlu bir yanıt vermemiştir. Burada önemli olan husus, ismini halktan alan bir partinin kendi halkına sırtını dönmemesidir.

Bu noktadan hareketle, Yeni Parti, iflas etmiş siyasi anlayışları sahiplenerek oy bütünlüğünü korumaya çalışmak yerine, Türkiye'yi topyekûn kalkındıracak, doğru ve dürüst, ulusal onurumuzu ön plana çıkaracak, küresel emperyalizmin Türkiye'mizi sömürmesine izin vermeyecek, ulusal politikaların geliştirilmesi için çalışacaktır.

Yeni Parti, "oylar bölünmesin" kaygısıyla yanlışlar arasından doğruya en yakın olanı seçmek yerine, ulusal menfaatlerimiz doğrultusunda en doğru çözüm yollarını ortaya koyacak siyaseti üretmektedir. Bu nedenle, Yeni Parti'nin kurulmasıyla oyların bölüneceğini düşünmek şöyle dursun, tüm oylar, doğru politikaları uygulayacak olan Yeni Parti'de bütünleşecektir.


YENİ PARTİ'NİN DİĞER SİYASİ PARTİLERDEN FARKI NEDİR?

Yeni Parti, alışılagelmiş bir biçimde takım tutar gibi partizanlık yapılmasını benimsememektedir. Bu bakımdan yeni parti kendisini konumlandırırken, ne salt sağ ne salt sol olarak konumlandırmaktadır. Bugün Yeni Parti'nin örgütsel yapısı içerisinde çok farklı düşüncelerden gelen mensuplar bulunmaktadır. Bizi sımsıkı bir yumruk gibi bir arada tutan, kenetlenmemizi sağlayan asgari müştereğimiz VATAN SEVGİSİ'dir. Yeni Parti, tüm çalışmalarına, "rozet Atatürkçüsü" gibi değil, Atatürk İlke ve Devrimleri'nin ışında yön vermektedir.

Yeni Parti, gençlere ve kadınlarımıza öncelik vermektedir. Özellikle kadınlarımız, hareketimizin içerisinde, bugüne kadar, daima bir adım önde olmuşlar ve bundan sonra da daima herkesten bir adım önde olacaklardır. Kadınlarımızın ve gençlerimizin, Türkiye'nin siyasetinde herkesten daha çok söyleyecek sözleri bulunmaktadır. Bugüne kadar, kadınlarımız olması gerektiği gibi temsil edilememiş, hep geri plana itilmiştir. Artık bundan sonra, Yeni Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte, kadınlarımız, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği gibi, Türkiye'nin yönetimi de dahil olmak üzere, her alanda yerini alacaktır.

Diğer taraftan gençlerimiz, bizlerin, yani Türk insanının umut kaynağıdır. Onlar Türkiye'nin muhasır medeniyetler düzeyine çıkarılmasının anahtarıdır. Gençlerin sorunlarını yine en iyi gençler bilmektedir. Bu bakımdan gençlerin, Türkiye'nin gelecekteki siyasetine yön vermeleri ve ülke yönetiminde söz sahibi olmaları kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Yeni Parti'yi, Türkiye'deki diğer siyasi partilerden ayıran temel fark bununla sınırlı değildir. Yeni Parti, Atamızın işaret ettiği gibi, güçlü bir siyasi iradenin doğrudan halkın iradesinden doğacağının bilincindedir. Bu bakımdan, taban, Yeni Parti için çok önemlidir. Tabana, yani halka verilen önem, kendisini önemli bir farklılık olarak ortaya koymaktadır, çünkü Türkiye tarihinde ilk defa bir siyasi partinin mensupları siyaset dışından gelmektedirler. Yeni Parti, 2007 yılının Ağustos - Eylül aylarını kapsayan bir aylık döneminde bir siyaset okulu oluşturarak, yeni siyasetçi adaylarına birer haftalık siyaset eğitimi sunmuştur. Eğitimler bundan sonra da devam edecektir.

Yeni Parti bünyesinde herkes birbirine eşit mesafededir. Parti tüzüğüne baktığınızda, bir genel başkanın en fazla iki dönem genel başkan olabileceğini görürsünüz. Bu da parti içi demokrasiye ve herkese fırsat eşitliği tanındığına işaret eden çok önemli bir göstergedir.

Yeni Parti, halkın gücüne olan inancının bir ifadesi olarak, kendi doğuşunu sağlayan Sivil Toplumculuğu desteklemektedir. Siyasetin "halka rağmen değil, halk ile elele,kol kola yapılabileceği" fikrini savunmaktadır. Türkiye'nin aydınlık geleceğinin teminatı olan ve yeni bir anlayışla vücut bulan Yeni Parti'nin çıkış noktası, Nisan 2007'de başlayan Cumhuriyet Mitingleri'dir. Bu mitingler sırasında ve sonrasında Türk Halkı'nda olağanüstü bir farkındalık oluşmuştur. Bu farkındalık ve bilinç, çeşitli sivil örgütlenmeleri de beraberinde getirmiş ve sonuç itibarıyla halkın iradesi siyasallaşmış, ya da diğer bir ifade ile halkın iradesi yine kendisini yönetecek siyasi erk olarak tecelli etmiştir. Bu çok önemlidir ve Yeni Parti'yi diğer siyasi partilerden ayıran, belki de en temel özellik budur.

Özetleyecek olursak;
1. Siyaset halka rağmen değil halk ile el ele, kol kola yapılır. Yeni Parti, halka dönük bir partidir. Yeni Parti, halkın kendi iradesinden doğmuştur ve gücünü halktan almaktadır.
2. Yeni Parti'nin doğduğu sivil toplum insiyatifi, doğrudan halkın iradesini temsil etmektedir. Kendi doğuşunu sağlayan ulusal bütünlüğe, halkın demokratik sistem içerisindeki örgütlenmesine, ulusal ve evrensel haklara inanan, Atatürk ilkelerini ve ulusal menfaatlerimize uygun iç ve dış politikaları benimseyen, çağdaş, laik ve demokratik bir partidir.
3. Yeni Parti'de, kadınlar ve gençler ağırlıklıdır.
4. Yeni Parti için insan vazgeçilmez bir unsurdur. İnsana yatırım, Yeni Parti için önem taşımaktadır. (Örneğin; Siyaset Okulu).
5. Yeni Parti'nin çalışma programında, Türkiye'yi muhasır medeniyetler düzeyine taşıyacak atılımlar mevcuttur. Bu atılımları yapacak, kaliteli ekipleri bulunmaktadır.
6. Yeni Parti için "Demokrasi" yasalara saygı çerçevesinde herkes için eşitlik ve özgürlük anlamına gelmektedir. Hukuğa ve yasalara saygı esastır.
7. Yeni Parti için salt SAĞ, ya da salt SOL bulunmamaktadır. Yeni Parti için ortak payda, BİZ DUYGUSU, ULUSAL MENFAATLERİMİZ ve TÜRKİYE SEVDASIdır.


OKUYAN'DAN TAYYİP ERDOĞAN'A MESAJ...

Yeni Parti'nin dünkü olağan birinci kongresinde, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan, konuşmasında, başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi ve dedi ki:

"Sayın Erdoğan, sen artık siyasi mefta oldun. Sen gidiyorsun, biz geliyoruz!"

Eh, ne diyelim, HAMDOLSUN!

Saygılarımla
Ömer Sadun Okyaltırık

Not:
Bu yazım, benim kişisel görüşlerimi yansıtmakta olup, hiçbir şekilde Yeni Parti'nin resmi bir yayını olarak düşünülmemelidir.

YERLERİ ve GÖKLERİ YARATAN, TÜM ÂLEMLERİN SAHİBİ YÜCE TANRIM!

Haksız ve hukuksuz bir şekilde hapse atılan tüm yurtsever aydınların, eşleri, çocukları, kardeşleri, anne ve babaları ile birlikte içine düşürüldükleri bu büyük haksızlığı ve mağduriyeti Sen görüyorsun! Değil bir saat, ya da bir gün; haftalarca, hatta aylarca – yıllarca hapislerde tutulan, vatan ve millet sevgisinden, ülkemizin yararına çalışmaktan başka hiçbir düşüncesi bulunmayan, hiçbir suça karışmadıkları ve hiçbir suça ortak olmadıkları halde kendilerine “terörist” suçlamasında bulunulan, ben ve tesadüfen kader ortağı olduğum tüm değerli Türk vatanseverlerine sabır ve çektirilen eziyetlere dayanma azmi ver!

Tanrım, Sen mazlumu görür ve korursun... Zâlim olup da, mazlummuş gibi davrananları da bilirsin Büyük Allah’ım... Biz gerçek mazlumlar adına sana her gece ettiğim bu duaları ve Sana yakarışlarımı duy Ya Rabbim! Bu esaret günlerimde bensiz kalan eşimi ve çocuklarımı koru, onlara yardım et! Benim ve çocuklarımın alınlarımıza kara leke çalınmasına müsaade etme! Benimle birlikte diğer kader arkadaşlarımın, özellikle ülkemizin ihtiyacı olduğuna yürekten inandığım Tuncay Özkan Bey’in ve ülkemizin üzerinden yüce adaletini esirgeme Allah’ım... Çocuklarımızın, eşlerimizin, kardeşlerimizin, analarımızın, babalarımızın yüzlerini soldurma...

Bizleri ve güzel ülkemizi kötüyle, zalimle, hâinle karşılaştırarak terbiye etme Tanrım! Türkiyemiz aleyhinde karanlığa hizmet edenlere göz açtırma Allah’ım, onların karanlık planlarını ayaklarına dolaştır... Vatanımıza ve milletimize hıyânet içinde olan kötü niyetli kişilerle mücadele edebilecek gücü, aklı, azmi ve sabrı bizlerden esirgeme ve daim kıl Ya Rabbim! Bizler, Senin ışığından ve Türk Ulusu’nun aydınlığından yana olan insanlarız ve bunun için çalışıyoruz... Bizlere, ülkemiz için yapmak istediğimiz tüm güzel şeyleri yapma imkânı ve kudreti ver Yüce Tanrım! Ulusal birliğimizi, bütünlüğümüzü bâki kıl; tüm yurtseverlerin birleşmesini, bütünleşmesini sağla...

Ey Büyük Allah’ım! Senin her şeye gücün yeter... Türkiyemiz’e iyilikler, güzellikler; çocuklarımıza aydınlık bir gelecek nasip et. Yarınlarımızda bugünlerimizi aratma Tanrım.

Allah’ım, dürüst ve adil hukukçularımıza yardım et. Karanlığın onları tutsak almasına izin verme ve aydınlık taraftaki yargıçlarımızdan sağduyuyu ve cesaret duygusunu esirgeme!

Bu esaret günlerimizde bizlere ve ailelerimize verdiğin azim, sabır ve dayanma gücü için sana şükürler olsun, Ya Rabbim...

HAZİRAN 2009 - Silivri, Istanbul